‘Papaz’dan Cennet’in anahtarını bekler, İmam’ı hor görürler!
Alıntı YazılarVatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Papazlar Cennet’in anahtarını artık bedava dağıtıyorlarmış” başlıklı yazısında “Papaza hayranlık duyup İmam’ı aşağılayan” laikçi zihniyete sert tepki gösterdi.
“Türkiyemizde ne yazık ki, laik geçinen ancak halka yalnızca yukardan bakan bir takım Batı hayranları var.
Bunlar, Türkiye’ye karşı Avrupalıdır, Amerikalıdır.
Bunlar, Türke karşı Frankofildir.
Bunlar, dün İngiliz ordusunu çiçekle karşılardı, bugün Amerikan ordusunun ve piyonlarının yanındadırlar.
Bunlar, Türk markasını aşağılar, ecnebi markasıyla fiyaka yaparlar.
Bunlar, Türk arabasıyla alay eder, Amerikan arabasının tekerleklerinin altına yatarlar.”
“Kemalist Genel Başkan”dan Türkiye’deki “bir kısım laiklere” sert tepki.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türkiye’deki laiklik anlayışını değerlendirirken, “Batı hayranlığı”nın etkisiyle gelişen laiklik anlayışına ve bu anlayışın temsilcilerine çok sert tepki gösterdi.
“Papazlar Cennet’in anahtarını artık bedava dağtıyorlarmış” başlıklı yazısında “Papaza hayranlık duyup İmam’ı aşağılayan” zihniyete ve temsilcilerine yüklenen Perinçek, dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
“Bunlara göre, işçimiz tembeldir, amelemiz ter kokar, çiftçimiz cahildir, esnafımız teraziden çalar, sanayicimiz ve tüccarımız ise burjuva bile olamamıştır; ama papaz cennetin anahtarını bedava dağıtır.” Diyen Perinçek şöyle devam etti:
“Bunlar, Türkçe merhabayı ve sağolu bilmez, ‘hay”’diye selamlar, ‘tenkyu’ diye teşekkür eder, ‘bay bay’ diye vedalaşır.
Bunlar, Dede Korkut Hikâyelerini okumaz, Orhun Yazıtları’nı bilmez, Nasrettin Hoca ve Bekri Mustafa’nın şakalarından anlamaz, Kutadgu Bilig’in adını bile duymamışlardır, Goethe’nin Genç Werther’inAcıları’na da Fransızdırlar. Ama en bayağısından ‘bestseller’i göstere göstere ceplerinde taşırlar.”
“Heavy Metal’e Tepinirler!”
Perinçek Aydınlık’taki yazısında, batı taklitçiliğine tepkisini şu ifadelerle dile getirmeye devam etti:
“Bunlar, uzun havayla efkârlanmaz, Türküyle duygulanmaz, halayla zeybekle horonla coşmaz, Heavy Metal’le tepinirler.
Bunların damak tadında imam bayıldı, hünkâr beğendi ve tulum peyniri yoktur; McDonalds’tan hamburger yemeğe bayılırlar.
(..) Batı hayranlarına göre, Amerika göklerindeki yıldız, Türkiye göklerindeki yıldızdan daha parlaktır.
İmamı Hor Görürler!..
Bunlar, halkı hep siyasetin kenarlarına iterler. Bu nedenle halkı aşağılar, halka ait her şeyi küçümserler. İmamı da Türkiye’ye ait olduğu için hor görürler.
Cennet’in anahtarını satan papazlar…
Fellini’nin, Vittorio de Sica’nın, Jean LucGodard’ın, Bertolucci’nin, LuisBunuel’in, en son Alice Rohrwacher’in filmlerinde papaz, Cennet’in anahtarını satar. Bizim Batı hayranımız ise, cennetin anahtarını ancak papazdan sağlayacağını umut eder. Ama imamla paylaşacağı hiçbir şeyi yoktur.”
Diyanet Duyurular Sayfamız için TIKLAYINIZ
Diyanetliler Platformu Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ
Dini Haberler Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Bir çocuk bir elma ile gözlerini ve kalbini açar
Muhammed, kendi dünyasında yaşayan bir çocuk, bana “sevginin”, “açlıktan” daha büyük olabileceğini ve kurumuş bir elmanın bile dünyanın en büyük hediyesi olabileceğini öğretti.
Gazze'nin yıkıntıları arasında hayata yeniden başlamak
“Evden çıkarken ve eve girerken bir sürü molozun üzerinden tırmanmak zorunda kalıyoruz,” dedi. “Ama bu çadırlarda yaşamaktan daha iyi...
Ramazan'ı Gazze halkının örnekliğiyle yaşamak
Yaşar Değirmenci, geçtiğimiz sene Gazze'de Ramazan boyunca görev yapan Dr. Farhan Abdul Azeez'in verdiği bir röportajda, Gazzelilerin Allah'a olan bağlılıklarını ve bütün imkansızlıklara rağmen Ramazan'ı yaşama biçimlerinin örnekliğini aktarıyor.
Çocuk en iyi sevdiklerinden öğrenir...
Sefa Saygılı çocuk eğitiminde dikkat edilmesi gereken hususları vurgularken ebeveynlerin çocuklarıyla diyaloğunun önemini belirtiyor.
Gazze kalpleri Kur’ân’a, İslâm’a açıyor ve kazanıyor…
Abdullah Yıldız, Gazze sayesinde Müslüman olanların ihtida hikayelerine göz atıyor.
Bir garib-ârif ölmüş diyeler..
Sözleri, güldürmüyor, düşündürüyordu ve herkes de ciddiyetle dinliyor ve hatibin, dile getirdiği ızdırablı, sosyal dertler, yüzüne de yansıyor ve cümleleri dudaklarına âdeta, yüreğinden yoğrulmuş olarak sâdır oluyordu.